Babadan oğula kuyumculuk: Sinan Koç, Kenan Kuyumculuk’un değişen hikâyesini anlattı
Sinan Koç, Kenan Kuyumculuk’ta babasından devraldığı esnaflık kültürünü, yüksek altın fiyatlarını, değişen müşteri beklentilerini ve dijitalleşmeyi anlattı.
Erdal OĞUZ | Kuyumcum
İSTANBUL / TÜRKİYE —
Kuyumculuk, Türkiye’de yalnız ticaret değil; ustalık, güven ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir meslek kültürü olarak yaşamaya devam ediyor. Kenan Kuyumculuk’ta babasından devraldığı meslek mirasını sürdüren Sinan Koç, eski kuyumculuk düzeniyle bugünün değişen müşteri beklentileri, yüksek altın fiyatları ve dijitalleşen ticaret ortamı arasındaki farkları anlattı.
Koç ile babasından öğrendiği esnaflık anlayışını, eski ve yeni dönem kuyumculuğunun farklarını, müşteri davranışındaki değişimi, dijitalleşmenin sektöre etkisini ve Kenan Kuyumculuk’un gelecek hedeflerini konuştuk.
Yayın notu: Bu metin röportaj taslağıdır. Cevapların Sinan Koç tarafından yayın öncesinde onaylanması gerekir.
Kuyumculuk hikâyeniz nasıl başladı?
Sinan Koç: Benim için kuyumculuk sonradan seçilmiş bir meslekten çok, içinde büyüdüğüm bir hayat biçimi oldu. Babam bu işi yapıyordu. Küçük yaşlardan itibaren dükkânda müşteriyi, esnaf ilişkilerini, altının nasıl alınıp satıldığını ve en önemlisi güvenin nasıl kazanıldığını görerek yetiştim.
Babamdan kalan yalnızca bir işyeri ya da meslek değildi. Bir esnaflık anlayışı vardı. Ben de Kenan Kuyumculuk’ta o temeli koruyarak işi bugünün şartlarına taşımaya çalışıyorum.
Babanızdan öğrendiğiniz ve hâlâ değiştirmediğiniz en önemli kural nedir?
Sinan Koç: Kesinlikle güven. Kuyumculukta müşteriye bugün bir ürün satarsınız ama asıl kazanç onun yıllar sonra tekrar sizi tercih etmesidir.
Eskiden müşteriler çoğu zaman aynı kuyumcuyla yıllarca çalışırdı. Düğün alışverişini yaptığı kuyumcuya çocuğunun düğününde de giderdi. Ben bu anlayışın hâlâ çok değerli olduğunu düşünüyorum. Ürünün gramını, ayarını, işçiliğini ve fiyatını açık anlatmak gerekiyor. Kısa vadeli satış için uzun vadeli güven kaybedilmemeli.
Eski kuyumculukla bugünkü kuyumculuk arasındaki en büyük fark ne?
Sinan Koç: Eskiden iş çok daha fazla yüz yüze ilişki üzerinden yürüyordu. Müşteri kuyumcuya gelir, ürünlere bakar ve çoğu zaman güvendiği esnafın yönlendirmesiyle karar verirdi.
Bugün müşteri dükkâna gelmeden önce telefonundan altının fiyatını biliyor. Model araştırıyor, sosyal medyada ürün görüyor, farklı mağazaları karşılaştırıyor. Dolayısıyla müşterinin bilgi seviyesi yükseldi. Bu kötü bir şey değil. Tam tersine kuyumcunun daha şeffaf, daha bilgili ve daha profesyonel olmasını zorunlu hale getiriyor.
Altının bugünkü fiyat seviyesi müşterinin alışverişini nasıl değiştirdi?
Sinan Koç: En belirgin değişiklik gramaj tarafında oldu. Müşteri artık ürünü beğenmenin yanında kaç gram olduğunu, işçiliğini ve ileride bozdurmak istediğinde ne olacağını daha fazla soruyor.
Özellikle yüksek gramajlı ürünlerde karar süresi uzadı. Buna karşılık daha hafif, kullanışlı ve tasarımı güçlü ürünlere ilgi arttı. Yatırım için gelen müşteriyle takı için gelen müşterinin beklentisi de birbirinden ayrılıyor. Kuyumcu olarak bunu doğru okuyup müşteriye ihtiyacına uygun ürün göstermek gerekiyor.
Kenan Kuyumculuk’u diğer kuyumculardan ayırmak istediğiniz nokta nedir?
Sinan Koç: Bizim için müşteri dükkâna girdiğinde yalnız ürün bakmaya gelmiş biri değil. Ne aradığını anlamaya çalışıyoruz.
Bazen müşteri yatırım için geliyor, bazen düğün alışverişi yapıyor, bazen yıllarca saklayacağı özel bir hediye arıyor. Her alışverişin mantığı farklı. Kenan Kuyumculuk’ta babamdan gelen esnaf güvenini korurken daha modern, daha düzenli ve daha geniş ürün seçeneği sunan bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz.
İnternet ve sosyal medya klasik kuyumculuğu bitirir mi?
Sinan Koç: Bitirmez ama değiştireceği kesin. Artık kuyumcunun vitrini yalnız dükkânın camı değil. Telefon ekranı da vitrin oldu.
Müşteri ürünü internette görüyor, fiyatı takip ediyor ve mağazaya daha hazırlıklı geliyor. Kuyumcuların buna direnmek yerine dijitali işlerinin bir parçası haline getirmesi gerekiyor. Ama özellikle yüksek değerli mücevherlerde güven, ürünü görme ve birebir iletişim devam edecek. Teknoloji mağazanın yerini tamamen almaz; iyi kullanılırsa mağazayı güçlendirir.
Kenan Kuyumculuk’u gelecek yıllarda nerede görmek istiyorsunuz?
Sinan Koç: Babadan kalan bir mesleği yalnız devam ettirmek değil, daha ileri taşımak istiyorum. Geleneksel kuyumculuk kültürümüzü kaybetmeden teknolojiye, yeni tasarımlara ve değişen müşteri beklentilerine uyum sağlamamız gerekiyor.
Benim hedefim Kenan Kuyumculuk denildiğinde insanların önce güveni hatırlaması. Sonrasında ürün kalitesi, çeşitlilik ve hizmet geliyor. Kuyumculuk değişiyor ama bence mesleğin özü değişmeyecek. İnsanlar değerli bir şey alırken karşısındaki insana güvenmek isteyecek. Biz de o güveni gelecek nesillere taşımaya çalışacağız.
“Babadan kalan mesleği bugünün dünyasına taşımak istiyorum”
Sinan Koç’un anlattıkları, geleneksel kuyumculuk ile yeni nesil perakendenin aynı işletmede buluşabileceğini gösteriyor. Kenan Kuyumculuk’un hikâyesinde babadan devralınan esnaflık kültürü temelini korurken; dijitalleşme, yeni müşteri alışkanlıkları ve değişen ürün tercihleri işletmenin yeni dönemini şekillendiriyor.
Kuyumcum.Com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)