Elif Kuyumculuk’tan Berk Can Uğur: Tasarım vitrinden önce aylarca hazırlanıyor

Elif Kuyumculuk sahibi Berk Can Uğur, yeni kolye ve takı tasarımlarında fikirden numuneye, üretim planından vitrine uzanan süreci anlattı.

06/09/2026 - 00:06
0
Elif Kuyumculuk’tan Berk Can Uğur: Tasarım vitrinden önce aylarca hazırlanıyor

Erdal OĞUZ | Kuyumcum
İSTANBUL / TÜRKİYE —
Elif Kuyumculuk sahibi Berk Can Uğur, yeni bir kolye ya da takı modelinin vitrinde görünmeden önce fikir, çizim, numune ve üretim planlama aşamalarından geçtiğini anlattı.
Uğur’a göre karar tek bir kişinin masasında verilmiyor; müşteri talebi, sezon eğilimleri, gramaj, üretilebilirlik ve satış ekibinden gelen geri bildirim birlikte değerlendirilerek koleksiyon şekilleniyor.
Yeni bir kolye fikri ilk olarak nereden çıkıyor?
Berk Can Uğur: “Çoğu zaman başlangıç tek bir yerden gelmiyor. Mağazada müşterinin neye baktığını, hangi ürünün elde daha çok denendiğini, hangi modelin sorulduğunu sürekli takip ediyoruz. Bunun yanında fuarlar, yeni sezon renkleri, zincir ve taş kullanımındaki eğilimler de fikir veriyor. Bazen müşterinin ‘şöyle bir şey olsa’ dediği küçük bir cümle bile yeni modelin başlangıcı olabiliyor. Biz önce fikri topluyoruz; hemen üretime geçmiyoruz. O fikrin gerçekten Elif Kuyumculuk’un müşterisine uyup uymadığına bakıyoruz.”
Uğur, özellikle kolye grubunda yalnız görsel beğeninin yeterli olmadığını; ürünün günlük kullanımda rahat olması, zincir boyu, taş dengesi ve toplam gramaj gibi ayrıntıların daha fikir aşamasında konuşulduğunu söylüyor. Böylece tasarım masaya geldiğinde ürünün yalnız güzel görünmesi değil, mağazada satılabilir olması da hedefleniyor.
Son kararı kim veriyor; tasarımcı mı, mağaza mı, üretim mi?
Berk Can Uğur: “Tek kişinin ‘bunu yapıyoruz’ demesi sağlıklı değil. Tasarımcı fikri getirir, üretim tarafı bunun teknik olarak nasıl yapılacağını söyler, mağaza tarafı müşterinin nasıl tepki vereceğini anlatır. Ben de bütün bunları bir araya getirip ticari tarafına bakıyorum. Ürün çok güzel olabilir ama gereğinden ağırsa, üretimi çok zorsa ya da müşterinin bütçesinin çok üstünde kalıyorsa tekrar masaya döner. Son karar ortak aklın sonucu oluyor.”
Bu yaklaşım yeni modelin yalnız tasarım ekibinin estetik tercihiyle şekillenmesini engelliyor. Özellikle altın fiyatının yüksek olduğu dönemlerde birkaç gramlık fark bile ürünün vitrindeki satış fiyatını ciddi biçimde değiştirebildiği için üretim ve maliyet hesabı kararın erken aşamasına giriyor.
Eskizden ilk numuneye süreç nasıl ilerliyor?
Berk Can Uğur: “Fikir netleşince önce çizim veya dijital model hazırlanıyor. Sonra ölçüler, taş yerleri, zincir bağlantıları, kilit sistemi gibi detaylar kontrol ediliyor. İlk numune genelde son ürün değildir. Elinize aldığınızda çizimde fark etmediğiniz şeyler çıkar; kolye boyunda nasıl duruyor, dönüyor mu, zinciri taşıyor mu, taş çok mu öne çıkıyor... Bunları görmeden seri üretime geçmeyiz. Gerekirse iki-üç kez revize ederiz.”
İlk numune aşaması tasarım ile gerçek kullanım arasındaki farkı ortaya çıkarıyor. Uğur, bilgisayar ekranında dengeli görünen bir formun boyunda farklı davranabildiğini; özellikle kolye, bileklik ve sallantılı küpelerde hareketli parçaların test edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Üretim planlama hangi noktada devreye giriyor?
Berk Can Uğur: “Numune onaylandıktan sonra asıl üretim planı başlıyor. Kaç adet üretilecek, hangi ayarda olacak, hangi taş kullanılacak, teslim tarihi ne, hangi modele öncelik verilecek bunları belirliyoruz. Her üründen yüksek adet yapmak doğru değil. Yeni modeli önce kontrollü sayıda çıkarıp mağazada tepkisini görmek daha sağlıklı. Hızlı dönen ürünü sonra artırıyoruz.”
Üretim adedi belirlenirken sezon tarihi de önem taşıyor. Düğün dönemi, yılbaşı, Anneler Günü veya özel koleksiyon lansmanı gibi tarihler geriye doğru planlanıyor. Böylece modelin vitrinde olması gereken tarihten üretim, kalite kontrol ve dağıtım süresi çıkarılarak atölye takvimi oluşturuluyor.
Bir kolye tasarımının vitrine çıkması kaç ay sürüyor?
Berk Can Uğur: “Basit bir model birkaç haftada hazırlanabilir ama gerçek anlamda yeni bir koleksiyon için çoğu zaman birkaç ay önceden çalışmak gerekiyor. Biz ürünün zorluğuna göre yaklaşık iki ila dört aylık bir süreç görebiliyoruz. Çok özel taş, özel kalıp ya da birkaç tur numune gerekiyorsa süre uzar. Koleksiyon bazında düşününce altı ay önceden fikir toplamaya başladığımız dönemler de oluyor.”
Sürenin tek nedeni üretim değil. Tasarımın netleşmesi, numune revizyonları, taş ve zincir tedariği, fiyatlandırma, fotoğraf çekimi, vitrin hazırlığı ve mağaza dağıtımı da takvime ekleniyor. Bu nedenle “tasarım bitti” ile “ürün satışa hazır” arasında ayrı bir operasyon dönemi bulunuyor.
Müşterinin tepkisi yeni tasarımı gerçekten değiştiriyor mu?
Berk Can Uğur: “Kesinlikle. Bazen bizim çok iddialı bulduğumuz bir model beklediğimiz kadar hızlı dönmüyor; bazen de sade bir kolye müşterinin favorisi oluyor. O yüzden satış ekibinin geri bildirimi çok önemli. Müşteri en çok hangi boyu soruyor, hangi gramajda vazgeçiyor, hangi zinciri daha rahat buluyor, bunların hepsini not ediyoruz. Sonraki üretimde küçük değişikliklerle ürünü daha doğru hale getirebiliyoruz.”
Uğur’a göre iyi tasarım yalnız ilk çizimde ortaya çıkmıyor; mağaza geri bildirimiyle olgunlaşıyor. Hızlı satan ürünlerde farklı taş veya renk varyasyonları geliştirilirken, zayıf kalan modellerde gramaj, zincir uzunluğu veya detay yoğunluğu yeniden ele alınabiliyor.
Berk Can Uğur, yeni tasarım sürecinde hızlı karar vermekten çok doğru ürünü doğru zamanda çıkarmaya önem verdiklerini belirterek, “Müşteri artık hem tasarıma hem fiyata hem de kullanım rahatlığına aynı anda bakıyor. Bizim işimiz bu üç tarafı dengede tutmak. Ürün vitrinde güzel görünmeli ama asıl başarı, müşterinin onu alıp severek kullanması ve benzerini tekrar sorması” değerlendirmesini yaptı.
Kuyumcum.Com

Kuyumcum Analizi
Elif Kuyumculuk’un anlattığı süreç, yeni bir mücevher modelinin yalnız “tasarımcı çizdi, atölye yaptı” kadar kısa olmadığını gösteriyor. Özellikle altın fiyatının yüksek seyrettiği dönemde estetik karar ile ticari karar birbirinden ayrılamıyor. Birkaç gramlık fark ürünün satış fiyatını değiştirdiği için tasarım daha ilk aşamada gramaj, üretilebilirlik ve hedef müşteriyle birlikte düşünülüyor.
Berk Can Uğur’un anlattığı en dikkat çekici nokta, numunenin bir kontrol aracı olarak kullanılması. Bilgisayarda kusursuz görünen bir kolyenin boyunda dönmesi, zinciri çekmesi veya beklenenden ağır hissettirmesi mümkün. Bu nedenle hızlıca seri üretime geçmek yerine küçük adetli ilk üretim ve mağaza geri bildirimi, stok riskini azaltan daha temkinli bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Türk kuyumcusu açısından bu modelin karşılığı açık: yeni koleksiyon yalnız trend takibiyle değil, satış verisi ve müşteri davranışıyla beslenirse daha sağlıklı büyüyor. Tasarımın başarısı ilk gün değil, aynı ürünün ikinci üretim kararında daha net anlaşılıyor.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızgın Kızgın 0
Erdal Oğuz

Erdal Oğuz, kuyumculuk, altın ve mücevher sektöründeki gelişmeleri takip eden bir editördür. Sektör haberleri, piyasa gelişmeleri, markalar, fuarlar ve yeni trendler üzerine güncel ve anlaşılır içerikler hazırlamaktadır.

Yorumlar (0)

User