IJS’in 60’ıncı buluşması 120’den fazla ülkeden alıcıyı İstanbul’a getirecek
IJS Istanbul Jewelry Show, 30 Eylül-3 Ekim 2026’da 60’ıncı kez düzenlenecek; fuara 120’den fazla ülkeden yaklaşık 18 bin profesyonel ziyaretçi bekleniyor.
Erdal OĞUZ | Kuyumcum
İSTANBUL / TÜRKİYE —
IJS Istanbul Jewelry Show, 30 Eylül-3 Ekim 2026 tarihlerinde 60’ıncı kez İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenerek 120’den fazla ülkeden yaklaşık 18 bin sektör profesyonelini Türk mücevher üreticileriyle buluşturacak.
Türkiye’nin 2025’te 7,9 milyar dolarla rekor kıran mücevher ihracatının ardından gerçekleşecek sonbahar fuarı, 2026’daki zayıf dış satış görünümünü yeni siparişlerle toparlama açısından sektörün en kritik ticaret duraklarından biri olacak.
Fuar 60’ıncı kez kapılarını açacak
IJS’in 60’ıncı edisyona ulaşması, organizasyonun Türkiye mücevher sektöründeki kurumsal rolünü gösteriyor. Fuar kırk yılı aşkın süredir yerli üretici ile uluslararası alıcı arasında düzenli ticaret köprüsü kuruyor.
Bu süreklilik özellikle yabancı alıcıların İstanbul’u takvimlerine sabit durak olarak eklemesini sağlıyor.
Fuarın İstanbul ekonomisine de doğrudan etkisi bulunuyor. Binlerce yabancı profesyonelin birkaç gün boyunca otel, ulaşım, restoran ve lojistik hizmeti kullanması sektör dışındaki hizmet alanlarına gelir yaratıyor. Bu nedenle IJS yalnız mücevher firmalarının ticari organizasyonu değil, İstanbul’un iş turizmi takvimindeki önemli etkinliklerden biri. Uluslararası ziyaretçinin fuar deneyiminden memnun ayrılması, sonraki edisyonlara katılımı ve Türkiye’deki üreticilere duyduğu güveni de etkileyebilir. Organizasyon kalitesi bu açıdan ihracat kadar şehir markası için de önem taşıyor.
120’den fazla ülkeden ziyaretçi bekleniyor
Yaklaşık 18 bin profesyonelin 120’den fazla ülkeden gelmesi planlanıyor. Bu çeşitlilik firmalara tek bir fuarda farklı pazarların müşteri tercihlerini ölçme fırsatı sunuyor.
Körfez, Avrupa, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Asya’dan gelen alıcıların ürün beklentileri farklı olduğu için üreticiler çok katmanlı koleksiyon hazırlıyor.
2025’te ihracat 7,9 milyar dolara ulaşmıştı
Türkiye’nin 2025 mücevher ihracatında ulaştığı 7,9 milyar dolarlık seviye sektör için rekor oluşturdu. Uluslararası fuarlar bu hacmin oluşmasında doğrudan sipariş ve müşteri ilişkileri açısından önemli rol oynuyor.
2026’da ihracatın zayıflaması, sonbahar fuarının ticari önemini daha da artırıyor.
Yüz yüze görüşme hâlâ belirleyici
Dijital katalog ve görüntülü toplantı yaygınlaşsa da yüksek değerli mücevher ticaretinde alıcının ürünü fiziksel olarak görmesi, gramajı ve işçiliği değerlendirmesi önemli. Fuar bu nedenle dijital kanalın yerini değil tamamlayıcısını oluşturuyor.
Büyük siparişlerde güven ve uzun vadeli ilişki çoğu zaman yüz yüze görüşmeyle kuruluyor.
IJS’e katılan firmalar için yabancı dil desteği ve randevu yönetimi de doğrudan satış performansını etkiliyor. Stantta yalnız ürün bilen personel bulunması yeterli değil; farklı pazarlardan gelen alıcının fiyat, teslimat ve ödeme sorularına hızlı cevap verebilecek ekip gerekiyor. Büyük alıcılar çoğu zaman önceden planlanmış görüşmelerle hareket ettiği için fuar öncesi randevu sistemi ciddi avantaj yaratıyor. 60’ıncı edisyonda organizatörün alıcı programları ve firmaların kendi müşteri davetleri birlikte çalışırsa ziyaretçi sayısı daha nitelikli sipariş trafiğine dönüşebilir.
Teknoloji ve yan sanayi de fuarda
IJS yalnız bitmiş takı sergileyen bir organizasyon değil. Rafineri, makine, kalıp, vitrin, yazılım, kasa, lojistik ve üretim teknolojileri de aynı ekosistemde yer alıyor.
Bu yapı, üretici firmaların hem müşteri hem yeni ekipman ve tedarikçi bulmasını sağlıyor.
Sonbahar siparişleri 2027’ye uzanabilir
Eylül sonunda yapılan görüşmeler yalnız yılın son çeyreğine değil 2027 koleksiyon ve üretim planlarına da yansıyabilir. Uluslararası alıcılar gelecek sezon için numune seçimi ve fiyat görüşmelerini bu dönemde başlatıyor.
Erken sipariş üreticiye hammadde ve kapasite planlamasında avantaj sağlıyor.
IJS’in Türkiye içindeki etkisi de yalnız ihracatla sınırlı değil. Anadolu’dan gelen kuyumcular yeni sezon ürünlerini, makine yatırımlarını ve tedarikçileri aynı fuarda karşılaştırabiliyor. Bu durum üretici ile perakendeci arasındaki iç ticareti de hızlandırıyor. Özellikle yüksek altın fiyatı döneminde hangi hafif modellerin öne çıktığı fuarda daha net görülebilir.
60’ıncı edisyon aynı zamanda fuarın uzun vadeli marka değerini koruması açısından önemli. Uluslararası alıcı her yıl çok sayıda etkinliğe davet ediliyor; İstanbul’un takvimde kalıcı yer tutabilmesi için organizasyon kalitesi, ulaşım, güvenlik ve alıcı eşleştirme hizmetlerinin güçlü olması gerekiyor. Başarılı bir edisyon yalnız 2026 siparişlerine değil sonraki yılların ziyaretçi sadakatine de katkı sağlayacak.
Fuarın başarısı sipariş dönüşümüyle ölçülecek
Ziyaretçi sayısı önemli olsa da sektör için gerçek ölçüt fuar sonrasında kaç görüşmenin siparişe dönüştüğü. Firmaların CRM takibi, numune gönderimi ve hızlı teklif hazırlaması bu aşamada belirleyici.
2026’nın zor ihracat ortamında IJS, Türk mücevher sektörünün yeniden ivme kazanıp kazanamayacağını gösterecek önemli sınavlardan biri olacak.
60’ıncı edisyonun ticari başarısında katılımcıların fuar öncesi hazırlığı belirleyici olacak. Yabancı alıcı listesini önceden analiz eden, randevu planlayan ve ürün fiyatlarını farklı teslim koşullarına göre hazırlayan firmalar dört günlük etkinlikten daha yüksek verim alabiliyor. Fuar alanında yalnız ziyaretçi beklemek artık yeterli değil.
Kur hareketi ve altın fiyatı, fuarda verilecek tekliflerin geçerlilik süresini de etkiliyor. Özellikle yüksek gramajlı siparişlerde üretici fiyatı birkaç gün sabit tutmakta zorlanabilir. Metal sabitleme yöntemi veya açık fiyat formülü kullanmak alıcıyla yaşanabilecek sonradan uyuşmazlığı azaltabilir.
IJS’in önemli avantajlarından biri Türkiye’nin üretim merkezlerine yakınlığı. Yabancı alıcı fuar sonrası Kapalıçarşı, Kuyumcukent veya üretim tesisini ziyaret ederek tedarikçiyi daha yakından inceleyebilir. Bu ek ziyaretler güven ilişkisini güçlendiren ve büyük siparişin önünü açan unsur olabilir.
Türkiye’nin 2026’da ihracatta yaşadığı gerileme, fuarda yalnız yeni müşteri bulmayı değil kaybedilen müşterileri geri kazanmayı da önemli hale getiriyor. Firmalar önceki yıllarda çalıştıkları alıcılara yeni fiyat, hafif koleksiyon ve daha hızlı teslimat çözümleri sunarak ilişkiyi yeniden canlandırmaya çalışabilir.
Fuar sonrası ilk iki hafta en kritik takip dönemi. Numune isteyen alıcıya hızlı gönderim, revize fiyat ve üretim takvimi sunulmazsa görüşmenin sıcaklığı kayboluyor. Bu nedenle firmaların yalnız stant ekibi değil, fuar sonrası satış operasyonunu da önceden planlaması gerekiyor.
Türk firmalarının fuarda sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve laboratuvar üretimi taş gibi yeni başlıklara da hazırlıklı olması gerekiyor. Uluslararası alıcıların soruları yalnız fiyat ve gramajla sınırlı değil; ürün kaynağı, sertifika, geri dönüştürülmüş metal ve çevresel uygulamalar daha sık gündeme geliyor. Bu alanlarda hazır bilgi sunan işletmeler profesyonel algısını güçlendirebilir.
Kuyumcum.Com
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)